Boş Konuşma

Değişime Ayak Diremek

Yenilenme kuşağındayız sanırım. Kısmen de olsa bir günümüz bir günümüze eşit değil. Her gün yeni bir olayla karşı karşıyayız. Hâl bu iken varolanla yetinmek dünyalar zoru bir olay. Her alanda bu böyle. En azından değişime ayak diresek bile bunu kabul etmeliyiz.

Keskin cümleler kurmak en azından bu kuşakta çok güç. Geleneksel hiç bir şey kalmadı desek yeri.

Geleneksel yiyecek?

Geleneksel siyaset?

Geleneksel medya?

Geleneksel insan ilişkileri?

Nerden tutarsanız tutun artık geleneksel bir yapımız yok. Geçmiş kuşak ile belki bu anlamda çelişiyoruz ama bir nesil daha geçtiğinde toptan yeni insanlar olacağız.

Bu avantaj mı dezavantaj mı tartışılır. ama realite bu.

{Bu arada yazı yazarken karşımdaki akvaryumdan bi balığın zor yüzdüğünü gördüm. sanırım ölüyor :(( ayrı kaba alıp kalp masajı yaptım. sabahı görmeyebilir}

Neyse hayat böyle. ölüm de hayatın kendisi.

Geleneksel değiliz hiç bir anlamda. Yakında da komple değişeceğiz.

Bu durumda sorulması gereken enteresan şeyler var. Hangi konularda ayak diretmeliyiz. Hangi konularda değişmemeli hangilerinde çağa ayak uydurabilmeliyiz?

Öyle kritik bir soru ki geleceğimizi belirleyecek.

Hangi davranışlarımız için ayak diremeliyiz?

Hangi düşüncelerimiz için ayak direlemiyiz?

spring-renewalBunları ciddi ciddi konuşup ülkecek politikalarımızı bu şekilde düzenleyebiliriz. Ama o kadar aptal saptal işlerle uğraşıyoruz ki değiştiğimizden haberimiz yok. İşin içinde olanların bile haberi yok. Ve öyle garip bi ülkeyiz ki haberimizde olmayacak bile.

Güncel örnek son gezi parkı olayları. İşin herhangi bi tarafında değilim öncelikle. Bu politikalara apolitik biriyim.

Medya konusunu ele alalım. Parkta ağaç kesiliyor dendi. sosyal medyada spesifik olarak twitterda insanlar gruplaştı ve direnmeye başladı. Medya dediğimiz kısım (aslında medya değişmişti ama haberleri yoktu) yazılı ve görsel medya. gazeteler ve televizyonlar. hiç haber yapmadılar. Sandılar ki haber yapmazsak sümenaltı olur olay, azalarak biter. Halbuki medya değişmişti. ve olaylar çığ gibi büyüdü. gazeteler ve televizyonlar olmadan…

Hala devam ettiğinden olaylar bitmeden o konuyla alakalı yazı yazmayacağım. bitince yazarım.

Gördüğümüz gibi medya değişti medyanın haberi yok. Eğer bu konuya hazırlıklı değilsek ki medya değildi, bu şekilde en büyük eleştirilerin odağı olur.

Ayak diremek  mi?

Ayak uydurmak mı?

Düşünmeliyiz. acilen düşünmeliyiz. on yıl sonrasını görebilmeli ve ona göre konumlarımızı değiştirmeliyiz. Değişmezsek, sabit fikirli olursak, su bizi de alıp istediği kıyıya vurduracak.

Ola da istediğimiz kıyıda olsak…

Daha Fazla Göster

Samanpan

Dünyanın en güzel şehrinde doğup dünyanın en dandik başkentinde hayatını devam ettirmekte. Psikoloji İle uğraşmakta olup saçmalamak için bu siteyi kullanmakta. Tanısanız çok sevmezsiniz.

İlgili Makaleler

8 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu