Best Of

Akif Gibi Sabretmek

Best of larımıza devam etmekteyiz. Şiir alanında sadece benim değil tanıyan herkesin bakışlarını değiştiren bir şair. Akif. Şiir konularından ziyade çok farklı bir insandır kendileri. Tanımak nasip olmasa da yanında yürüyebilmeyi çok istediklerimden biri…

Kısaca bi tanımlayalım o halde daha sonra geçeriz bizcesine olayın. 1873 de İstanbulda doğdu.Baba tarafından Arnavut asıllı bir şairdir. Bir çok mesleği vardır. Şairliğinin yanında veterinerdir. Aynı zamanda iyi bir yüzücüdür. Aynı zamanda Kur-an’ı Kerim hocasıdır kendisi.

Son zamanlarda da milletvekili olmuştur. Doğduğu Fatih semtinin camii kürsüsünden halkın bilinçlenmesi adına hutbeler vermiştir.

Safahat adlı kitabı ile dünyaları birleştirmiş ve insanlara sunmuştur.

Genel olarak bu şekildedir serencame-i hayatiyesi.

Lakin iş bunlarla sınırlı değildir. Garip bir insandır dedik ya. Öyledir gerçekten de .

İsminde sabit durma vardır, sabretme vardır, geri dönmeme vardır. -Ki hayatı da ismi gibi olmuştur.

Bazı konularda hata etmiş sonra da ettiği hatadan dönmüştür (Abdulhamit Han Hakkında Düşünceleri)

Ama temel duruşundan hiç vazgeçmemiştir.

İstiğna sahibi bir insandır kendisi. Kimseden bişey istemez. Onurlu ve izzetlidir.

Tek paltosu ile yılları geçirebilir, ankaranın bir başından diğer başına yürüyebilir, ama yazdığı şiirin ödülünü bile kabul etmez.

Farklı bir adamdır M.Akif .

Bursa’nın işgalinden sonra “Bülbül” adlı şiiri yazmış, Çanakkale Savaşını yine en güzel o anlatmıştır bizlere .

Hayatı şiirleri gibidir. Önemli olan nokta da bu galiba.

Bazı insanlar konuşur ama yapmaz. Bilir ama uygulamaz hayatına. O insanlar da kitleleri peşine takıp insanlarda bir iz bırakamamıştır. Hep saman alevi gibi yanıp bitmiş, gelecek nesillerin yüreklerinde mâkes bulmamıştır.

Akif öyle değildir ama. Ne dediyse hayatında tatbik etmiş, yapmadığını anlatmamış, münafıklık sıfatından hep Yaratıcısına sığınmıştır.

“Şudur benim cihanda en beğendiğim meslek,

Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek.”

Öyledir Akif.

Farklıdır.

Safahatı elinize aldığınızda uzun süre bırakamaz ve etkisinden kurtulamazsınız.

“Çöz de Ya Rab yükümün kördüğüm olmuş bağını,

Bana çok görme ilahi, bir avuç toprağını.” diyerek hep öteleri arzulamıştır.

Bir başka feraset ve basiret insanıdır Akif.

“Tükürün milleti alçakça vuran darbelere,

Tükürün onlara alkış dağıtan kahpelere…

Tükürün Ehl-i Salib’in hayasız yüzüne!

Tükürün onların asla güvenilmez sözüne!

Medeniyyet denilen maskara mahluku görün:

Tükürün maskeli vicdanına asrın, tükürün!”

Diyerek gelişmek ne demek, avrupalılaşmak ne demek, yozlaşmak ne demek bize öğretmiştir.

Yine bir başka yerde :

“Ey dipdiri meyyit, iki el bir baş içindir,

Davransana..Eller de senin, baş ta senindir.

Atiyi karanlık görerek azmi bırakmak,

Alçak bir ölüm varsa eminim budur ancak,

Dünyada inanmam, hani, görsem de gözümle,

İmanı olan kimse gebermez bu ölümle.

 

His yok, hareket yok, acı, yok, leş mi kesildin?

Hayret veriyorsun bana… Sen böyle değildin!

 

Sahipsiz olan memleketin batması haktır,

Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır!”

Diyerek gelişmenin de nasıl olacağını anlatmıştır. Çalışmanın getirdiklerini, tembelliğin yakışmadığını bize hissettirmiştir kendisi.

Öyle geçirmiştir hayatını Akif. Hep insanları uyarmakla…

Bi kişiye daha sirayet nasıl ederim sancısı ile geçirmiştir ömrünü.

Ben ise almış elime kelimeleri onu anlatmaya çabalıyorum. Kelimelerin ustasını benim basit kelimelerimle anlatıyorum.

Yazık bana…

Öyle biridir Akif işte.

Farklı biridir bende. Çok değerlidir kendisi.

Öyle yaşamıştır Akif Öyle Gitmiştir Ötelere :

Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince,

Günler şu heyûlâyı da, er geç silecektir.

Rahmetle anılmak… Ebediyet budur, amma,

Sessiz yaşadım, kim, beni nerden bilecektir?

(Bu sıkışık saatte aklımdan geçen bunlar, kalbimden çok daha fazlası geçmekte.)

Yazar Hakkında

Samanpan

Dünyanın en güzel şehrinde doğup dünyanın en dandik başkentinde hayatını devam ettirmekte. Psikoloji İle uğraşmakta olup saçmalamak için bu siteyi kullanmakta. Tanısanız çok sevmezsiniz.

1 Yorum

Yorum Yap