Merhaba, izlememiş olmanız zayıf ihtimal olan bir filmden bahsedeceğim. İzlemediyseniz izlemenizi aşırı şekilde değil ancak normal şekilde tavsiye ederim. 1997 yapımı bir film muhtemelen izlemiş olabilirsiniz.

Heinrich Harrer‘in kendi hayatını anlattığı kitabından uyarlanarak yapılan gerçek bir hikaye. Başrolda Harrer karakterini Brad Pitt oynuyor. Eşi hamile iken çocuğu istememesinden dolayı himalayalara tırmanmak için Hindistan’a gitmesi ile başlıyor. Yıl 1940’lar. Dünya savaşından dolayı Hindistan, İngiltere’nin sömürgesi durumunda. Baş karakterimiz ise Nazi Almanya’sına bağlı Avusturya askeri. Sürgünler, savaşlar, açlıklar, sefaletler, kaçışlar derken Tibet’in kutsal şehri Lhasa ya varıyor. Orda 14. Dalay Lama Tenzin Gyatso ile tanışıyor. Gerisini anlatmayım izlemediyseniz. Gerçek bir hikaye.

İzleyip de hoşuma gitmesinin sebebini de açıklamak istiyorum. Bencil ve başarılarla büyümüş ego sahibi bir kişinin günün sonunda karakterinin değişim sürecini anlatıyor. Bir terzi ile karşılaştığında ona resimlerini, başarılarını, tırmandığı dağları falan gösteriyor etkilemek için. Terzi ise bu yaptığının nedenini anlayamıyor ve diyor ki “Sizin medeniyetiniz ile bizim medeniyetimiz arasında önemli bir fark var, siz her anlamda zirveyi zorlayanlara hayran olurken biz egosunu terk eden insana hayran oluruz” diyor.

Hasılı kelâm gerçek bir hikayeden böyle bir karakter yolculuğu izlemek isterseniz, izlersiniz.