Haberin var mı ?

Hoşgeldin 48 Ayın Sultanı

Yazan Samanpan

Ramazan iyisiyle kötüsüyle bitti. Ve bittiği gün dünya kupası başlıyor. Olimpiyatlarla birlikte dünyanın en büyük spor organizasyonu olduğu söylenir ki bence en önemlisi. Düşmanlıkta en ileri gitmiş iki ülkenin ve ya hiç bir ilişkisi olmamış-olmayacak iki ülkenin önüne futbol topunu koyup, buyrun oyun oynayacağız demesi hasebiyle eşi benzeri yok gibi spor dallarında. Amerika ile İran en sert zamanlarında maç yapabiliyor ya da bu dünya kupasının başlangıcı gibi Rusya ile Suudi Arabistan.

1942-1946 yılları dışında her dört yılda bir gerçekleşen bu organizasyon kendine has hikayesi ile yeni bir anı olarak yer ediyor sevenlerin hatıralarında.

 

Kullanılan toplar da kupaya has tabii ki. İlk dünya kupası finali haricinde her kupada kendine has toplarla oynandı. Büyük bir festival olarak görülen bu turnuvada en çok beklenen olaylardan biri de bu haliyle. Sadece bununla da kalmayıp maskotlar belirlendi. Genelde ülkelerin kendine has sembolleri kullanılır oldu bu tasarımlarda.

İlk kupayı alan Uruguay oldu. Bakalım bu kupada neler yapabilecekler. Kaleci ve defansı iyi takımlardan. Muslera kalede Godin ve Gimenes ile savunma yapacaklar ancak ilerisi fena durumda. Luis Suarez ve Edison Cavani. En iyi 10 golcü sayılsa 2si bu takımda. Gittikleri bir çok takımı da favori konumuna sokacak durumdalar. Bu kupada açık bir favori olmasalar da üst sıralarda bitirirlerse şaşırılmaması gerekiyor.

 

Önce Almanya sonra İspanya’ya bakalım. Son bir kaç kupadır favori başlayan iki takımdan söz ediyoruz. Almanya için kupayı alması hiç şaşırtıcı olmayacaktır. Son kupanın sahibi. Ancak çok geniş bir kadroları olmasına rağmen kafaya oynayacak bir ilk 11 leri bulunmadığını düşünüyorum. Kupayı alamayacaklarını düşünüyorum ancak dediğim gibi alsalar şaşırtıcı olmazdı. Ayrıca takımın en önemli isimleri olan Türk asıllı futbolculara yapılan ırkçı saldırılar nedeniyle morallerinin de pek iyi olduğuna inanmıyorum. Ancak Almanya dan bahsediyoruz. Düzenin ve sistemin takımı. Makine gibi işleyip çok şeyi değiştirebilirler.

İspanya içinse dün bir şok yaşandı ve hocaları Real Madrid ile anlaştığını duyurdu turnuva öncesi ve kovuldu. Arkadaş az sabredeydin ne olurdu ya. Çok iyi bir hoca kendisi ve gizli favorisi olduğunu düşünüyodum İspanyanın. Böylece ne olacaklarını bu büyük kupa öncesi zar atışına bağladılar ve takımın başına gene eski Real efsanesi Hierro yu getirdiler. Kaleye geçtiğinde gözleri kör olacak düzeyde konsantre olan De Gea var. Turnuvanın kaleci konusunda birincisi diyebilirim. Önünde İspanyanın kanaat önderi Ramos ile Katalan kanaat önderi Pique var. Birbirlerine kızsalar da tartışsalar da barca-real çekişmesi de olsa inanılmaz bir uyumdalar. Defansif yönden en iyi takım diyebilirim. Sınırsız sayıda orta sahaya da sahipler. Koke, Silva, Asensio, İsco, Tiago gibi say say bitmez ancak gene son sözlerini büyük abi İniesta söyleyecek gibi. Çok düzenli ve sistemli bir takım da İspanya. Merak ettiklerim arasında, bakalım nasıl bir turnuva geçirecekler.

Bu üstteki adam gelmiş geçmiş en iyi olarak gösteriliyor. Çünkü tek başına bir dünya kupası almışlığı var. Altta resmini koyacağım adam ise neler almadı neler. Ancak Maradona’nın elindeki kupadan almadığı için ülkesinde hala eleştiriliyor. Bu turnuva kendisi açısından büyük bir inatlaşma olacak gibi gözüküyor. Yaşı da 30 üstüne çıktığından fark yapabileceği son kupası olduğunu düşünüyorum. Sen her yıl 50-60 tane gol at. 8 tane ispanya şampiyonluğu 4 tane şampiyonlar ligi kazan ama hala en büyük olmakla aranda bir kupa var denilsin. İşte dünya kupasının da kısa özeti bu. Arjantin açık favori diyemem ancak bu hikaye özelinde bir anlam ifade edecek kendileri için. Bakalım Messi en iyi olmak için bu iddiayı kazanabilecek mi?

 

Gelelim 2 ayrı jenerasyon canavarlarına, Belçika ve Fransa. Bunlar nasıl kadrolar diyeceğimiz inanılmaz oyunculara sahip 2 takım. Belçika bu güzelim jenerasyonu yedi bitirdi başarısız şekilde. Hoca tutturamadılar taktik oturtamadılar. Bakalım filmin sonu güzel mi bitecek kötü mü? Her durumda da rakipleri için baş belası olabilecek güçteler favori olmasalar da. Merakla beklediğim bir takım.

Fransa ise öyle oyuncularla geliyor ki turnuvaya, eğer bir isim yarışması olsaydı açık ara birincilerdi. Kimler var kimler. Net favorilerden biri durumundalar. Ancak ambargo koymak ile çeyrek finalde elenebilmek gibi iki uçtalar bana kalırsa. Tüm bu oyunculara rağmen winner dediğimiz işi çözecek bir oyuncuları yok. Bu kadroya mesela Zidane gibi bir kral koyulsa turnuva başlamadan biter ve kupayı evlerine götürürler diyebilirdim ancak diyemiyorum. Ne yapacaklar izleyip göreceğiz.

Son avrupa kupasını alan ve kadrolarında Ronaldo’yu barındıran Portekiz den de söz etmeden olmaz. Gene favori olarak anılmayan ancak kupayı alsa kimsenin şaşırmayacağı takımlardan. Alamazlar ancak alırlarsa eğer üstteki messi-maradona hikayesinin üzerine bir çizik atılıp ben de burdayım diyecek bir oyuncuları var. Ayrıca merak ettiğim takımların başında geliyor. Kadroları da hiç basit bir kadro değil gerçekten. Gol yememeyi öğrenirlerse en üstlerde bitirebilecek durumdalar.

Birer cümle ile önemlerini vurgulamak gereken takımlara da değinip kupanın kralına geçelim.

Hırvatistan öncelikle. Kovacic, Modric, Perisic, Rakitic, Mandzukic gibi inanılmaz jenerasyonlarının sonundalar onlar da. Çok çok tehlikeli bir takım.

Sırbistan’a gelecek olursak, en iyi orta sahaya sahip 3 takımdan biri diyebilirim. Milinkovic-savic ve matic çok formda geliyor. Özellikle savic gözlerin ayrıca izlemesi gerekilen topçusu. Dikkat edilmesi gereken takım.

Nijerya hep iyidir. Gene güzel bir kadro ile kupadalar ve can acıtacaklar diye düşünüyorum.

Mısır’a mı değinsem Salah’a mı? Sadece onun için bi gözümüz hep mısırda olacak. Umarım başarılı olur.

Polonya’ya değinmeden olmaz. Lewandowski ve Milik ile gol kralı çıkarmaya geliyoruz diyorlar neredeyse. Kadroları da güzel. Dikkat edilmesi gerekenlerden.

Aslında daha uzun yazacaktım ancak kupa denince en iyi biz batırabiliriz diyen İngiltere ne yazık ki. Ancak burda söylemiş olayım ki bu turnuva nedense içimden büyük şeyler yapacaklarmış gibi geçiyor. Kadroları güzel, Kane ve Alli ile yukarılara çıkarsalar hiç şaşırmayacağım.

Son olarak da geçen kupaya damgasını vuran takım James’in takımı Kolombiya. James Rodrigez ve Falcao ile her takımın başını ağrıtacak gibi duruyolar.

Neyse kupayı 5 seferle en çok kazanan takımına gelelim. Bence kupanın en net favorisi olan takımı, Brezilya. Kalede İspanya, Almanya dan sonra gelen 3. en iyiler bence. Alison Becker çok iyi durumda geliyor turnuvaya.  Solunda Marcelo var ki sol bekin gelmiş geçmiş en iyisi Carlos’la kıyaslanacak düzeyde oynuyor. Defansları çok kuvvetli ve hemen önlerinde Casemiro gibi o bölgenin en iyisine sahipler. Ancak bu kadar anlattığımız geri hattı en önemli yerleri değil. Asıl ileride inanılmaz ayaklara sahipler. Coutinho, Gabriel Jesus, Formda Firmino, Paulinho, Fernandinho, Willian ve en önemlisi Neymar. Sene başında 220 milyon euro gibi inanılmaz bir bonservisle transfer oldu. Ronaldo ve Messi nin gölgesinden kurtulma zamanı onun için. Sakatlığı vardı ancak güzel döndü kupaya. Ataları Pele, Sokrates, Zico gibilerin taşıdığı bayrağı bir ileriye götürme zamanı onun için. Egosuna yenilmez, kendine bağlamazsa her atağı kupanın en net favorisi durumundalar. Eğer bir talihsizlik olmazsa alacaklarını da düşünüyorum. Kupanın estetik yüzüne başarılar.

Futbol sadece futbol değildir. Maradona İngiltere’ye eliyle gol attığında buna Tanrının eli deyip kiliseler kuruldu. Pele yurt dışına transfer olmasın diye yurt dışı yasağı çıkarıldı. Ülkelerine Pele geliyor diye iç savaşı durdurup herkes maça geldi. Ronaldo saçını o garip hale sokup dünya kupasına geldiğinde dünyanın her yerinde alakalı alakasız bir çok çocuk saçlarını öyle kestirdi. Müslüman olan Muhammed Salah inanılmaz oynadığında en ateist şehri olan Liverpool’da seyirciler Camiye gidelim, müslüman olalım gibi bağırmaya başladı. Cruyff ve Neeskens oyunu değiştirirken herkes hayran oldu. Rossi atıp Dino Zoff tutarken İtalyanların en iyi yaptığı şeyin makarna olmadığı anlaşıldı. Hep bir hikaye yazıldı. Bakalım bu dünya kupasında anlatılacak hikaye ne olacak. Dünya 1 ay boyunca bir topun etrafında dönecek. Irkçılıktan ve kavgadan uzak, güzel hikayeler verir bize umarım. Şimdi seremoni başladı ve 15 dakika sonra top da sahaya inecek. İyi seyirler.

 

Yazar Hakkında

Samanpan

Dünyanın en güzel şehrinde doğup dünyanın en dandik başkentinde hayatını devam ettirmekte. Psikoloji İle uğraşmakta olup saçmalamak için bu siteyi kullanmakta. Tanısanız çok sevmezsiniz.

Yorum Yap