Boş Konuşma

Ayrıcalıklı Olduğumuz Yanılgısı

Yazan Samanpan

Üzerine uzun süreler düşündüğüm enteresan bir konu. Bireyden topluma oradan da tüm dünya geneline yordanabilir. Benlik algımız ile de alakalı bir durum. En basit anlamında kendimizi çevremizden ayırıp ayrıcalıklı olduğumuz yanılgısında bulunuruz. 3 kardeşsek en bişeyi bizizdir kardeşlerimize göre. Ya da mahallede en bilmem neyi bizizdir diğer mahalle sakinlerine göre. Sonra şehrimiz en bilmem ne şehirdir diğer şehirlere nazaran. Sonra ülkemiz en bişey ülkedir diğer ülkelere göre. Ne mutluyuzdur türküm derken çünkü türkler diğer ırklara göre bişey bişeydir. Dünyamız mesela en yaşanabilir gezegendir hakkında fikrimizin olmadığı uzayda. Ondan uzaylı figürleri hep eciş bücüştür. Çünkü en yakışıklı ve güzel görünen bizizdir. Gerçekten öyle mi acaba?

Siz de düşünmelisiniz bence bu konuda. Sürekli kendinizi savunuyorsanız, ayrıcalıklı görüyorsanız düşünmelisiniz mutlaka. Temelde sıkıntılı bir düşünce yapısı elbette. Bir noktada egonun şişirildiği düşünülebilir. Bencil insanlar olduğumuzdan olabilir mesela. Ben hep kendime tersini telkin ederim en azından. Övülmeyi hiç sevmem mesela. Ayrıcalıklı sıfatlar garip gelir bana. Bir anlam ifade etmez aslında temelinde. Hep insanlardan bir insan olmayı düşünmüşümdür. Şan şöhret sevdalıları hep ucube gibi gelmiştir izlerken. İnsanlar tarafından tanınmayı, sevilmeyi gerçekleştirmek için ne fedakarlıklarda bulunduklarının farkında olmamaları üzmüştür çoğu zaman. Onları görünce hasta görmüş gibi bakarım. Açıklarını gizlerler çoğu zaman. İnsanlara yaranmak için şebeklik yaparlar. Bilirsiniz ki öyle değildir ancak bir kamera çevrildiğinde kendisine şekilden şekile girebilirler anında. Acınası kişiler en nihayetinde. Akif’in yaşadığı gibi yaşayıp, öldüğü gibi ölmek sanırım doğru olan.

Ayrıcalıklı olduğunu düşünmek bir noktada diğer insanların sınırlarını aşmaktır da. Çünkü hak iddia ederler bu yanılgıda olanlar. Daha fazla sevilmek, önemsenmek, ön plana geçmek gibi. Bunları yaparken de hep başkalarının haklarını ihlal ederler. Eşler arasında mesela bu yanılgıda olan hep ben sevilmeliyim der. İş hayatında bu yanılgıda olanlar neler yapar neler. Çünkü ayrıcalıklı kişidir o her çalışan gibi değildir. Böylece diğer basit insanlar değil kendisi yükselmelidir. İnsanların çukurlarını rahatlıkla kazabilir yani bu tarz hastalıklı düşünceler. Çok gürültülü yaşarlar bu yanılgıdan dolayı. Yalnız kalmak en korktukları şeydir mesela. Onlarca dost, arkadaş vs. isterler çevrelerinde. Biri derdini anlatsa bu tarz kişiye dinlerken karşısındakini unutup kendi söze gireceği yeri kurgular. Kendi derdi daha önemlidir tabii ki basit insanların değil! Hep doğruyu bilirler sonra. Bilmiyorum kelimesi lügatlerinde yoktur bunların. Yüzlerce daha kişilik analizi yapılacak kişilerdir de gerek yok sanırım maksat hasıl oldu sizler de anladınız.

Carl Sagan’ı bilirsiniz diye umuyorum. Bilmiyorsanız lütfen bilin, araştırmak çok basit değil mi. Bilim dünyasında 1 numara için Newton denir. Herkes hemfikirdir bu konuda. Sıralamanın geri kalanı göreceli olduğunu var sayarsak bana göre ismi geçen şahıs kesinlikle ilk ondadır. Hatta ilk beş. Belki de ilk üç. Neyse konumuz bu değil.

Voyager 1 uzay aracı, NASA tarafından fırlatıldığı 5 Eylül 1977’den bu yana 20 milyar kilometreden fazla yol aldı. 2013 Eylül ayında NASA tarafından yapılan açıklamaya göre de, güneş sisteminden tamamen ayrılarak yıldızlar arası alana girdi. 14 Şubat 1990’da NASA, asli görevini tamamlamış ve artık Dünya’dan epeyce uzaklaşmış olan Voyager 1’e yeni komutlar yollayarak güneş sistemindeki tüm gezegenleri fotoğraflamasını sağlamış.

Voyager 1’in, Neptün’ü geçtiği zaman kamerasını geri çevirip ‘Dünya’yı; uçsuz bucaksız bir evrende devasa yıldız bulutları arasında salınan bu narin, soluk mavi ışık noktasını son bir kez kaydetmesini isteyen de, NASA’nın danışmanlarından ve Voyager görüntüleme ekibinden Carl Sagan olmuş.

Soluk mavi bir nokta…

Ailemizi, şehrimizi, ülkemizi hatta dünyamızı düşünün. Kaç milyar insan kaç milyar canlı yaşıyor üstünde. Hala gidilememiş noktaları var. 4/3’ü su ile kaplı. En hızlı uçaklarla günlerce yol gidilebiliyor bir noktasından diğerine. Büyüklüğe bakın hele. Soluk mavi bir nokta. Dünyamızın uzaktan çekilmiş resmi. Ne kadar da büyük değil mi. Ne kadar da ayrıcalıklı bir konumda.

Carl Sagan:

“Üzerinde, sevdiğiniz herkes, tanıdığınız herkes, adını duyduğunuz herkes, gelmiş geçmiş bütün insanlar, kendi hayatlarını yaşadı. Her neşemiz ve ıstırabımız, binlerce din, ideoloji ve ekonomik doktrin, her avcı ve toplayıcı, her kahraman ve her korkak, uygarlığı kuran ve yıkan herkes, her kral ve her köylü, aşka düşmüş her genç çift, her anne ve her baba, umut dolu her çocuk, her mucit ve her kaşif, her bir ahlak hocası, her bir yolsuz politikacı, her süperstar, her büyük lider, her aziz ve her günahkâr, türümüzün tarihindeki herkes… burada yaşadı. Güneş ışınlarına asılı duran bir toz zerreciğinin üzerinde…

Dünya, engin bir sahnenin çok küçük bir parçası.

Bütün o imparatorlar, generaller ve diktatörler tarafından akıtılan kan nehirlerini düşünün. Onlar ki zafer anlarında, ufacık bir noktanın çok küçük bir kısmının ‘anlık’ hakimleri olabildiler. Yaşattıkları sonsuz zulmü düşünün…

Bu noktacığın bir köşesini mesken tutmuş sakinlerin, başka bir köşesinde, başka sakinlere yaptıkları zulmü düşünün. Ne çok yanlış anlaşılma yaşadılar. Birbirlerini öldürmeye ne kadar meraklıydılar. Nefretleri ne kadar büyüktü…

Tavrımız, kendimizi önemli sanışımız, evrende ayrıcalıklı olduğumuz yanılgısı, bu soluk mavi noktada sınava tabi tutuluyor.”

Konu üzerine çok düşünülecek bir konu. Ancak kesin olan ayrıcalıklı sanarken yaptığımız bencillik. “Carl Sagan” ve “soluk mavi nokta” yazıp aratacağınızı umarak kapatayım mevzuyu. Akif’i de anarak tabii ki.

Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince,

Günler şu heyûlâyı da, er geç silecektir.

Rahmetle anılmak… Ebediyet budur, amma,

Sessiz yaşadım, kim, beni nerden bilecektir?

Yazar Hakkında

Samanpan

Dünyanın en güzel şehrinde doğup dünyanın en dandik başkentinde hayatını devam ettirmekte. Psikoloji İle uğraşmakta olup saçmalamak için bu siteyi kullanmakta. Tanısanız çok sevmezsiniz.

Yorum

  • Öncelikle verilen bilgilerden dolayı çok teşekkürler. Her bilgi bir damla misali akıl denizimizi doldurur. Bu denizi doldurmada damlalar aktardığınız için ve kendi denizimizdeki taşları kaldırmamıza yardımcı olduğunuz için ayrıca teşekkürler.

Yorum Yap